Suça Sürüklenen Çocuk Değil, Artık Adli Süreçteki Çocuk: Düzenleme TBMM’de Kabul Edildi

 


Çocuk adalet sisteminde kapsamlı değişiklikler öngören kanun teklifinin 8 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildiği bildirildi. Düzenlemeyle mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilecek. On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılması zorunlu olacak; kamu davası açılan çocuklarla ilgili gerekli idari tedbirlerin alınabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili birimlerine bildirim yapılacak.

Suça sürüklenen çocuk değil, artık adli süreçteki çocuk. Kavram değişikliği; Çocuk Koruma Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ilgili maddelerine yansıtılacak. Böylece hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan çocukların doğrudan suçlu olarak etiketlenmesini önleyen, masumiyet karinesi ve çocuk odaklı hukuk yaklaşımıyla daha uyumlu bir terminoloji kullanılacak.

Anadolu Ajansının TBMM’den aktardığına göre teklif, Genel Kurulda kabul edilerek yasalaştı. Bununla birlikte haber hazırlanırken TBMM’nin 2/3771 esas numaralı teklif sayfasındaki teknik durum alanı henüz güncellenmemişti. Kanun numarası, Cumhurbaşkanlığına gönderilme süreci ve Resmî Gazete’de yayımlanma tarihiyle ilgili resmî kayıtların ayrıca takip edilmesi gerekiyor.

15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu olacak

Düzenlemenin çocukların eğitim ve psikososyal durumunu doğrudan ilgilendiren önemli hükümlerinden biri sosyal inceleme sürecine ilişkin olacak. On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hâle gelecek. Bu inceleme yapılmadan hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilebilecek.

On beş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması durumunda ise Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi bu kararın gerekçesini iddianamede ya da mahkeme kararında göstermek zorunda olacak. Sosyal incelemede çocuğun aile yapısı, eğitim durumu, içinde bulunduğu sosyal çevre, psikolojik gelişimi ve korunma ihtiyacı gibi unsurların değerlendirilmesi amaçlanıyor.

Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek. Bu hüküm; çocuğun eğitimden kopmasının önlenmesi, okul ve rehberlik hizmetleriyle bağlantısının sürdürülmesi ve ihtiyaç duyduğu koruyucu desteklerin kurumlar arasında koordineli biçimde uygulanması bakımından önem taşıyor.

Çocuklara özgü yeni yönlendirme tedbirleri uygulanabilecek

Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için mevcut koruyucu ve destekleyici tedbirlere ilave olarak çocuklara özgü “yönlendirme tedbirleri” getirilecek. Hâkim, çocuğun bireysel durumu ve ihtiyaçları doğrultusunda aşağıdaki tedbirlerden birine veya birkaçına karar verebilecek:

  • Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Çocuğun spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri, kamu kurumları veya yerel yönetimlerin belirleyeceği alanlarda psikososyal gelişimine katkı sağlayacak faaliyetlere katılması sağlanabilecek. Süre 20 saatten az, 300 saatten fazla olamayacak.
  • Dijital risklerden korunma tedbiri: Çocuğun kullandığı telefon, hat, bilgisayar veya tablet gibi cihazlar bildirilebilecek; riskli uygulama, internet sitesi ve dijital platformlara erişimi sınırlandırılabilecek. Denetim süresi üç aydan az, iki yıldan fazla olamayacak.
  • Kitap ve kütüphane tedbiri: Çocuğun kütüphane veya okuma salonunda 20 ila 300 saat arasında gelişimini destekleyen görev almasına ya da yetkililerce belirlenen eserleri okumasına hükmedilebilecek. Bu tedbir Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve yerel yönetimler tarafından uygulanabilecek.
  • Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Çocuk, park, bahçe ve sahil gibi alanlardaki çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma veya çiçeklendirme çalışmalarına yönlendirilebilecek.
  • Bağımlılıkla mücadele tedbiri: Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu veya davranışsal bağımlılık sorunu bulunan çocukların tedavi ve rehabilitasyon programlarını tamamlamasına karar verilebilecek.

Adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumunda da uygun görülen yönlendirme tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanabilecek. Tedbirlerin uygulanmasına ilişkin ayrıntılar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek.

Ağır suçlarda yaş indirimi hâkimin takdirine bırakılabilecek

Kanun, çocukların karıştığı ağır suçlarda uygulanacak ceza hükümlerini de değiştiriyor. Kasten öldürme ve kanunda belirtilen ağır sonuçlara neden olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında; fiilin işleniş biçimi, kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik ile daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezası alınmış olması gibi ölçütler değerlendirilecek.

Bu ölçütlerden biri veya birkaçı bulunduğunda hâkim, 15-18 yaş grubundaki çocuk hakkında yaş küçüklüğü indirimini uygulamayabilecek. On iki yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunduğu belirlenen çocuk hakkında ise bir üst yaş grubuna ait ceza rejiminin uygulanmasına karar verilebilecek.

Genel ceza sınırları da yeniden düzenlenecek. Ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubunda, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 13 yıldan 18 yıla; müebbet gerektiren suçlarda 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Diğer hapis cezaları yarı oranında indirilecek ve bir fiil için hükmedilecek ceza dokuz yılı aşamayacak.

On beş yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kişilerde ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar için 19 yıldan 27 yıla, müebbet gerektiren suçlar için 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngörülecek. Diğer cezalar üçte bir oranında indirilecek ve bir fiil için verilecek hapis cezası 15 yıldan fazla olamayacak.

Bıçak satışı ve infaz sistemiyle ilgili hükümler de değişiyor

Düzenleme, çocuklara kesici ve delici alet satılmasına ilişkin yeni yasaklar da getiriyor. İlgili özel kanunun kapsamı dışında kalan bıçak ve benzeri kesici, delici veya bereleyici aletlerin 18 yaşından küçüklere satılması; çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklanacak. Yasağa aykırı davrananlara beş bin lira, aletlerin sayı veya niteliğinin ağır olması hâlinde on bin lira idari para cezası uygulanabilecek. Sanat, meslek veya eğitim için gerekli aletlerin amacına uygun kullanılması istisna kapsamında olacak. Bu hükmün 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe gireceği bildirildi.

Çocuk hükümlülerin infazına kural olarak çocuk kapalı ceza infaz kurumunda başlanacak; iyi hâlli olduğu belirlenenler çocuk eğitimevine ayrılabilecek. Bu değerlendirmeye psikolog, pedagog, çocuk gelişimci, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen veya çocuk hakları alanında görevlendirilen avukat gibi uzmanlardan en az biri katılacak.

Düzenlemenin TBMM Genel Kurulunda kabul edildiğine ilişkin ayrıntılar Anadolu Ajansının 8 Ağustos 2026 tarihli TBMM haberinde yer alıyor. Teklifin yasama geçmişi ve resmî komisyon kayıtları TBMM’nin 2/3771 esas numaralı teklif sayfasından, kabul edilen düzenlemenin dayandığı ayrıntılı metin ise TBMM Adalet Komisyonu raporundan incelenebilir. Kanunun kesin yürürlük durumu için Resmî Gazete yayımı takip edilmelidir.