Yükseköğretim Kurulu, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in “Akademik Elçisi” olarak görevlendirildi. Karar, 4 Ağustos 2026 tarihinde YÖK tarafından düzenlenen “COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı” programında açıklandı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından duyurulan görev kapsamında Türkiye’deki 208 üniversitenin araştırma, bilimsel bilgi, teknoloji ve insan kaynağının ortak bir akademik model altında COP31 sürecine aktarılması hedefleniyor.
Üniversiteler için ortak katılım modeli oluşturulacak
YÖK’ün koordinasyonunda yürütülecek süreçte üniversitelerin iklim değişikliği alanındaki araştırma projeleri, teknolojik çözümleri ve uluslararası iş birlikleri ortak bir yapı içinde değerlendirilecek.
Lansmana üniversite rektörleri, COP31 koordinasyonundan sorumlu rektör yardımcıları ile araştırma, bilim, teknoloji ve yenilik alanında çalışan kurumların temsilcileri katıldı.
Planlanan akademik katılım modeliyle üniversitelerde üretilen bilimsel çalışmaların yalnızca konferans sunumlarıyla sınırlı kalmaması; teknoloji, proje, yatırım ve kamu politikası önerilerine dönüştürülmesi amaçlanıyor.
Dört alanda çalışma yürütülmesi planlanıyor
Üniversitelerle kurulacak iş birliğinin dört temel alanda ilerletilebileceği açıklandı:
- Üniversite kampüslerinde iklim ve sürdürülebilirlik dönüşümünün başlatılması,
- İklim teknolojileri konusunda ortak araştırma kapasitesi oluşturulması,
- Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası bilim ağlarındaki konumunun güçlendirilmesi,
- Genç araştırmacıların COP31 çalışmalarının merkezine alınması.
Bu çalışmalar kapsamında üniversitelerin iklim alanındaki uzmanlıklarını, laboratuvarlarını ve uygulamaya hazır projelerini gösterecek bir “Türkiye İklim Bilimi ve Teknolojisi Yetkinlik Haritası” hazırlanması gündeme getirildi.
Ortak proje çağrılarının ve pilot uygulamaların başlatılması; üniversitelerin kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve uluslararası finans kuruluşlarıyla buluşturulması da değerlendirilen çalışmalar arasında bulunuyor.
Akademisyen ve öğrenciler açısından ne anlama geliyor?
YÖK’ün Akademik Elçi olarak görevlendirilmesi tek başına yeni bir burs, öğrenci başvurusu veya akademik personel ilanı anlamına gelmiyor. Henüz bireysel başvuru takvimi, proje çağrısı, destek miktarı veya üniversitelerin hangi yöntemle sürece katılacağı açıklanmadı.
Buna karşılık oluşturulacak modelin ilerleyen dönemde üniversiteler için ortak araştırma projeleri, iklim teknolojileri çalışmaları, öğrenci ve genç araştırmacı katılımı, uluslararası akademik iş birlikleri ve kampüs uygulamaları doğurması bekleniyor.
Üniversitelerin COP31 sürecine sunacağı projelerin hedef, bütçe, takvim, ortaklar ve başarı göstergeleri belirlenerek bir bilim ve teknoloji portföyünde toplanması planlanıyor. Bu nedenle özellikle çevre bilimleri, mühendislik, enerji, tarım, şehircilik, su yönetimi, iklim politikaları ve sürdürülebilirlik alanlarında çalışan akademik birimlerin yapılacak yeni duyuruları takip etmesi önem taşıyor.
COP31 Antalya’da düzenlenecek
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. Üniversitelerin ortak akademik katkı sürecinin konferans öncesinde yürütülmesi ve uluslararası üniversiteler ile araştırma kuruluşlarıyla yeni iş birliklerine zemin oluşturması hedefleniyor.
YÖK’ün Akademik Elçi görevi ve üniversitelerle planlanan çalışmalar hakkında yapılan açıklamaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının resmî sayfasından, lansmanda açıklanan ayrıntılara ise TRT Haber’in ilgili haberinden ulaşılabilir.
.png)